- "Öldükten sonra yok olmak, her şeyi unutmak ve unutulmak, yaptığı iyiliklerin ve çektiği sıkıntıların karşılığını görememek" kaygısı, gelecek planlaması yapabilen insan türü için, ölüm sonrasını sorgulama sebebidir. Dünyanın her yerinde bizden önce yaşayanlar, bu sorgulamayı yapmış ve bunların en popüleri "cennet" fikri olmuştur.
- Peki insanoğlunun, inancı ne olursa olsun, duyarsız kalması mümkün olmayan "cennet" teorisi nasıl ortaya çıktı. Kelime anlamı "bahçe" olan cennet, Ellah( Allah-YHWH)'ın hazırladığı hayatın sonu için düşünülen büyük plan mıydı, yoksa insanların teselli kaynağı mı?
- İlk Mekan : Ellah, ilk insan olan Adem'i yaratır, Kuran'da mekanı belli değildir ama Tevrat'ta onu yeryüzünde yani dünyada Aden denilen cennete(bahçeye) koyar.
- Aden Cenneti : Aden(Adn) Cenneti Kuran'da ölünce verilen ödüllerdendir. Tevrat'ta ise Aden Cenneti(Bahçesi)'ni bir ırmak sulamaktadır. O ırmak Pişon, Gihon, Fırat ve Dicle adında dört kola ayrılmaktadır
- Havva : Kuran'da Havva önce yaratılır, sonra cennete konur. Tevrat'ta ise Aden bahçesinde yalnız kalan Adem'e partner olarak Havva yaratılır. Her iki kitapta da Havva, Adem'in kaburga kemiğinden yaratılır
- Adem ile Havva'yı kandıran yaratık : Kuran'da "Şeytan" dır. Tevrat'ta ise "Yılan" dır. Yılan, yabani hayvanların en kurnazıydı.
- Suçun Tespiti : Tevrat'a göre Rab Tanrı, bizzat dünyaya inip yeryüzündeki Adem'i aramaya başlar. Adem, saklandığı yerden çıkar ve yasak meyveyi yediğini itiraf eder. Kuran'da bu konuda bir bilgi yoktur.
- Ceza : Cennetten kovulurlar. kuran'a göre yeryüzüne inerler. Tevrat'a göre zaten yeryüzündedirler. Rab Tanrı, ihaneti öğrenince Adem'i, Havva'yı ve Yılan'ı cezalandırır. Adem'e geçinme yükü, Havva'ya çocuk doğurma, Yılan'a ise sürünme cezası verir
- Cennet yeryüzünde diyenler şöyle söylerler. Tevrat'taki hikaye, yeryüzünde geçmektedir ve detaylarıyla anlatılmıştır. Yani Tevrat'a göre cennet yeryüzündedir. Kuran'da cennetin gökyüzünde olduğu kesin bir dille belirtilmemiştir. Ayrıca Kuran'da Adem'i kandıran kişi şeytandır. Eğer cennet gökte ise, şeytanın cennette ne işi vardır?
- Cennet gökyüzünde diyenlerin dayanakları ise şunlardır. Kuran'da Adem ile Havva, cennetten kovulunca aşağıya inme cezasına çarptırılır. Kuran'da Adem ile Havva'nın cennetten kovulmadan önce yeryüzüne indiğine dair bir bilgi verilmemiştir.
- Peki bu muamma nedir, nereden çıkmış ve nasıl çözlebilir. İşte burada İncil'i devreye alalım.
- Şeytan-Yılan olayını tarihsel olarak birleştiren ve bir nevi tefsir eden kitap İncil'dir. İncil'de "Eskiden dev yılan olarak bildiğimiz şeytan" tabiriyle yılanın aslında şeytan olduğunu bize açıklar
- Tevrat'ın ana kitaplarında asla bahsedilmeyen şeytan, İncil'de sayısız kez karşımız çıkmaktadır. Hz.İsa'nın şeytan ile olan konuşmaları ayrıntılarıyla anlatılır. Günümüzde müslümanların tanıdığı şeytanın vasıflarını belirleyen kitap İncil'dir.
- Elimizdeki Tevrat'a göre hikaye, kendi içinde tutarlıdır çünkü Tevrat(Torah) 'ta göğün ötesinde bir hayat yoktur, yani ne göksel cennet vardır, ne cehennem, ne kıyamet, ne melek, ne şeytan, ne de cinler... Dolayısıyla her şey bu dünyada olmuştur.
- Müminler der ki : "Tevrat'taki bazı bilgiler değişmiş olabilir. Cennet bahsi, o dönem insanlarının kabul edeceği şekle getirilmiş olabilir." ( Buna rağmen, Kuran'da ya da hadislerde bu hikayenin Tevrat'ta değiştirildiği bilgisi verilmemiştir. )
- Tevrat ana kitabı Torah'tan yüzyıllar sonra Yahudiler Babil sürgününde esir düşerler ve onları "Melek-Şeytan-Kıyamet-Cennet-Cehennem" inançları olan Persler bu sürgünden kurtarırlar
- Babil döneminde yazıldığı öngörülen Tevrat'ta yani Tanah'ta "melek" olarak değerlendirebileceğimiz varlıklara rastlıyoruz.
- Hz.İsa dönemine kadar ve ondan sonraki hristiyanlık dininde ve İncil'de cennet-cehennem-melek-şeytan kavramları tam olarak yerleşmiştir.
- Münkirler der ki : Yahudiler, Persler'den öğrendikleri cennet-cehennem-şeytan-melek hikayelerini kendi dinlerine zaman içinde Talmud adı verilen tefsir kitapları vasıtasıyla eklediler. Yani cennet tabiri Hz.Musa'dan sonra eklenen bir uydurmadır. Bir din adamı olan ve manastırda yetişen Hz.İsa, bu hikayelerle eğitildi. Hz.Muhammed'in öğrettiği din, Hristiyanlık temelli olduğu için bu hikayeler müslümanlığa da geçmiştir.
- Tevrat'taki hikaye ile bizlerin bildiği hikaye arasında Ellah'ın göz ardı edemeyeceği kadar büyük farklar vardır. Biz bunları çözmek için çaresizce kafa yorarken, Ellah Kuran'da bu konuları neden es geçmiş bilemiyoruz.
- Münkirler der ki : Ellah'ın bildikleri, Hz.Muhammed'in bildikleri ile sınırlıdır. Yahudiler, Uzeyr Allah'ın oğludur dediler" diye yanlış bir bilgiyi ayete geçiren ve çoğu yerde isimleri karıştıran Ellah, Tevrat'taki bir bilgiyi düzeltebilecek donanıma sahip değildi
- Yahudilik ve Hristiyanlık arasında aralıksız onca peygamber gönderen Ellah, kitaplarının değişmesine neden sessiz kalmıştır
- Ellah'ın kitaplarında hangi cümlenin doğru, hangi cümlenin yanlış olduğunu anlamak için dahi bir ilahiyatçı olmak bile yetmemektedir. Ellah, kitapları arasındaki bunca çarpıklığı Kuran'da neden düzeltmemiştir. Kitaplarında değişen kısımları, son kitabında neden belirtmemiştir?
Nuh Tufanı, tarihte değişik versiyonlarla birçok efsanede yer almaktadır. Ancak tufanın tüm dünyada mı, belli bir bölgede mi olduğu konusunda tereddütler vardır. Biz başta Kuran ve daha sonra Tevrat önderliğinde hikayeye bakalım. Nuh hikayesi iki kitapta birbirine paraleldir. Örneğin her iki kitaba göre de Nuh peygamber, kavminin içinde 950 yıl yaşamıştır. (Tekvin,9/29) ve Kuran 29/14 Ellah'ın amacının bütün canlıları yok etmek olduğunu aşağıdaki ayetlerden anlıyoruz. En azından bize verilen algı bu: İNSANLAR : Tevrat'ta "Tanrı Nuh'a insanlığa son vereceğim dedi" (Tekvin,6/13) Kuran'da ise "Nuh dua etti, Allahım yeryüzünde kafirlerden hiç kimseyi bırakma" (Nuh,71/26) HAYVANLAR : "Her cins canlıdan birer çift al" (Kuran:11/40) "Sağ kalabilmeleri için her canlıdan birer çift al" (Tevrat-Tekvin:6/19) Hem Kuran hem Tevrat'ta, iman eden küçük bir kesim dışında insanlığın tamamının, ve birer çift hayvan dışında hayvanların...
Comments
Post a Comment