- Tanrı'nın hamile bıraktığı bir kadınla evlenir misiniz? O kadınla aynı yatakta yatar mısınız? O kadını yeniden hamile bırakır mısınız? Bu durumda siz Tanrı'nın nesi olursunuz? Bu sorulara "Evet" cevabı veren bir adam tarihte mevcut, adı da Yusuf... Hristiyan öğretisine göre Yusuf, nişanlısı Meryem'in nasıl hamile kaldığını anlayamaz ve onu bırakır. Derken bir rüya görür ve rüyası üzerine Meryem'i tekrar alır. Dünya tarihinin en kritik kararlarının daima rüyalarda alınması da manidardır
- Diyelim ki, Yusuf rüya gördü ve başkasından hamile olarak görünen Meryem ile evlendi; acaba Tanrı'nın hamile bıraktığı Meryem nasıl oldu da Tanrı'nın üzerine koynuna erkek almayı kabul etti? Koynuna başka bir erkek alırken, Tanrı'dan izin aldı mı? Tanrı'nın oğlunun annesi olsanız, hangi cüretle bir fani ile evlenmeyi kabul edersiniz?
- Diyelim ki, Meryem de melekler vasıtasıyla Tanrı ile görüşüyordu ve Meryem'in evlenmesine Tanrı izin vermiş olsun. Bir de Tanrı'nın açısından bakalım. Ya Rab! sizin tek bir oğlunuz olacak, ve bir kadının karnına koymak zorundasınız(!?!) muhtemelen bütün kainatın içinde en layık, seçilmiş bir kadının karnına koyarsınız. Peki o kadının başka bir adamla yatağa girmesine nasıl izin verirsiniz?
- Diyelim ki, Yusuf ikna oldu, Tanrı da istedi ve Meryem de Yusuf ile evlendi. Peki koskoca Tanrı'nın oğlu nasıl oldu da sünnetsiz bir bebek olarak dünyaya geldi ve sekizinci gününde sünnet oldu? Görünüşe göre Tanrı'nın oğlu her açıdan insan olarak, hatta sıradan bir bebek olarak dünyaya inmiştir. Tıpkı sıradan çocuklar gibi çocukluk yaşamış, Meryem'i anne, Yusuf'u da baba olarak görmüş, onların ilk çocuğu olarak mabede adanmış ve mabedde öğretmenleri olmuş. Evet, Tanrı'nın oğlunun nasıl olur da öğretmenleri olur?
- Tanrı'nın oğlunun "tuvalete gitmeme" , "yemek yememe" ve "uyumama" gibi mucizeleri olmadığı görülüyor. Eğer olsaydı, İncil'in en başında bunların yazılması imana meyilli her insan için yeterli olabilirdi. Ne var ki uyuduğu ve yemek yediği, içki içtiği de sabittir. Hatta bir keresinde cümle alem ayakta ve telaş içindeyken İsa'nın uyuduğu ve yardım için uyandırıldığı görülmektedir.
- Şimdiki soru hristiyanlıkta çok sorulmuş ve çok cevaplandığı için banal görünen bir sorudur ama ben yine de sorayım. Tanrı'nın oğlu, bunca yeteneklerine rağmen, bir avuç yahudi tarafından nasıl oldu da çarmıha gerildi? Bunca mucizeye ve bilgeliğine rağmen öğretilerini neden hiçbir büyük topluluğa kabul ettiremedi. Musa, Firavun'a karşı koyabilirken, İsa neden bir Yahudi topluluğuna karşı koyamadı?
- Hristiyanlar der ki, "Evet İncil'de İsa'nın kardeşlerinden söz eder, 'Ey İsa annen ve kardeşlerin geldi' denince rahatsız olur ve önemli olanın dini anlamda kardeşlik olduğunu söyler. Belki de bu kardeşler Yusuf'un önceki karısından olma üvey kardeşlerdir" İncil'deki pasajda üvey kardeşlik gibi bir ayrıntıdan söz edilmez ama Vatikan'ın güzel hatırı için bunu doğru kabul edelim. Demek ki İsa'nın ne anası ne babası, gelen kardeşlerle aynı değil. Yani İsa ile hiçbir kan bağları yok. Peki nasıl oluyor da İsa, kendisini doğurmak için bizzat Tanrı'dan emir almış, melekler vasıtasıyla birkaç kez Tanrı ile konuşan, üstelik özbeöz annesi olan bir kadın ile bu alakasız kardeşleri aynı kefeye koyarak hepsini toptan reddeder. İsa'nın annesi Meryem meleklerle görüşmeye devam etmekte midir, yoksa bu görüşmeler doğumdan sonra kesilmiş midir? Yoksa meleklerle görüşen, hatta Tanrı'dan hamile kalan, peygamber seviyesindeki bu Meryem 30 yıl içerisinde sıradan bir Yahudi annesine mi dönüşmüştür
- Münkirler der ki; İsa'nın annesi belli, babası bellidir. Bebekliği - çocukluğu herkes gibidir. Herkes gibi sünnet oldu, uyudu koştu oynadı. Manastıra gönderildikten sonra iyi eğitim almış bir din adamı oldu. Tevrat ve Talmud'daki saçma sapan ve çoğu asla gerçekleşmeyen kehanetleri öğrenerek yetişti. İsa kendi tarikatini yani İseviliği kurana kadar asla babasız bir insan olduğunu iddia etmemiştir. "Mesih'in bakire bir kadından dünyaya geleceği" kehaneti yüzünden bu palavra uydurulmak zorunda kaldı.
- Müminler der ki, münkirlerin bu iddiası İslam'a aykırıdır çünkü İsa'nın babasız dünyaya geldiğini İslamiyet ve Hz.Muhammed de kabul etmektedir. Hatta kanonik İnciller'de yazmayan bir bilgi de verilmektedir. İsa, bebekken konuşup annesinin fahişe olmadığını halka anlatmıştır
- Hristiyanlar, İsa'nın bebekken konuştuğunu iddia etmez ama doğumu esnasında İran'dan üç yetkili bilgin/kahin/kral kişi Mesih'in doğacağını hissederek onu görmeye gelmiştir.
- Ne var ki, bebekken mucizeler gösterdiği iddia edilen İsa Mesih doğduktan hemen sonra mucizeler onu terketmiş görüntüsü vardır.. Bebekken konuşan İsa sekiz günlük iken her yahudi erkek gibi sünnet edilmiştir. Sünnet esnasında konuşmuş mudur bilemiyoruz. Doğumunda Mesih'i görmek için onca yol kateden bilginler bebeği gördükten sonra adeta kaybolmuşlardır.
- 40 yaşına kadar normal bir insandan en ufak farklı bir hayat göstermeyen Hz.Muhammed'in, sadece tahmini olarak bilinebilen doğum tarihiyle ilgili ortaya atılan önemli iddialar bir anda aklıma geldi. Bu iddiaların tarihi hiçbir karşılığı yoktu ama "Senin peygamberinin doğumu mucizeyse, benimki de mucize" dedirtiyordu. Ve her ikisi de bana Hz.Musa'nın doğumundaki tantanayı hatırlattı. Demek ki peygamber doğarken öyle herkes gibi doğmamalıydı.
Nuh Tufanı, tarihte değişik versiyonlarla birçok efsanede yer almaktadır. Ancak tufanın tüm dünyada mı, belli bir bölgede mi olduğu konusunda tereddütler vardır. Biz başta Kuran ve daha sonra Tevrat önderliğinde hikayeye bakalım. Nuh hikayesi iki kitapta birbirine paraleldir. Örneğin her iki kitaba göre de Nuh peygamber, kavminin içinde 950 yıl yaşamıştır. (Tekvin,9/29) ve Kuran 29/14 Ellah'ın amacının bütün canlıları yok etmek olduğunu aşağıdaki ayetlerden anlıyoruz. En azından bize verilen algı bu: İNSANLAR : Tevrat'ta "Tanrı Nuh'a insanlığa son vereceğim dedi" (Tekvin,6/13) Kuran'da ise "Nuh dua etti, Allahım yeryüzünde kafirlerden hiç kimseyi bırakma" (Nuh,71/26) HAYVANLAR : "Her cins canlıdan birer çift al" (Kuran:11/40) "Sağ kalabilmeleri için her canlıdan birer çift al" (Tevrat-Tekvin:6/19) Hem Kuran hem Tevrat'ta, iman eden küçük bir kesim dışında insanlığın tamamının, ve birer çift hayvan dışında hayvanların...
Comments
Post a Comment