- Hristiyan inancında çok sayıda rastladığımız melek kavramına İslam'da daha çok dört melek özelinde rastlarız. Cebrail, Mikail, Azrail ve İsrafil. Bu meleklerin kökeni de hristiyanlıktır.
- Bunun yanı sıra her insanın sağında ve solunda birer melek bulunur ve onlar her meseleyi tek tek yazarlar. Adları Kiramen Katibin'dir.
- Melekler birer dijital makine değilse, Ellah'ın bilişim sektörüyle arasının pek iyi olmadığı kanaatindeyim, manuel çalışma yöntemlerini tercih etmektedir. Eğer Allah dijital yöntemler kullansaydı, bunca melek işsiz kalabilirdi, o yönden hak veriyorum ama o zaman aklıma şu soru geliyor. Dijital makine olmayan bunca meleğin kayıtları hatasız tuttuğunu nereden bileceğiz. Ya benim amellerimi yanlış yazıyorsa?
- Eğer Ellah, amellerimi takip etmek için manuel çalışan, olay yerinde bizzat bulunup gözlem ve analiz yapması gereken, dijital olmayıp hızlı hareket edemeyen meleklere ihtiyaç duyuyorsa, en kritik anlarda, mesela bir penaltı atışı, bir kaza anı, başın anlık derde girmesi, ya da mühim bir mülakat için dua etmek anlamsız olabilir çünkü o melekler bunu Ellah'a yetiştirene kadar olan olur. Dediğim gibi, melekler dijital değilseler...
- Allah zaten olanları görüyorsa, meleklere ihtiyaç olmadığını düşünüyorum çünkü Ellah'ın gördüğü şeyleri unutmuş olabileceğini sanmıyorum
- Dört büyük meleğin de dijital çalışmadığını varsayalım. İslam öncesi dönemin baş meleği Mikail'dir ve doğa olaylarını yönetir. Hz.Muhammed ile konuşmaya gelen melek ise Cebrail'dir. Başmelek Mikail, 1400 yıldır aralıksız olarak doğa olaylarını yönetmekle meşgul iken, Cebrail için yeni bir görev tanımımız yok. İsrafil olayına ise hiç girmiyorum. Belki başka görevleri de vardır, bilemeyiz ve bu bizi ilgilendirmez. Ama esas söylemek istediğim şey Azrail. Tek bir manuel melek, dünyanın dört bir tarafından ölüm anında yeri ve zamanı hiç şaşırmadan tek tek ruhları nasıl alabilmektedir. Azrail manuel değil de dijital ise, zaten Azrail'e ne gerek vardır. Ruhlar kendi kendilerine göğe yükselseler her şey daha kolay olabilir.
- Tekrar hatırlatmakta fayda var. Bu melekler hakkında neredeyse her şeyi hristiyanlık sayesinde biliyoruz. Azrail'in çalışma mekanizması bize yanlış aksettirilmiş de olablir.
- Melekler birer dijital makine ise, Bakara Suresi'nde Ellah'ın meleklerle konuştuğunu biliyoruz, melekler Ellah'ın planına muhalif bir yorum yaparak, yeryüzünde insan yaratmanın iyi bir fikir olmadığını, insanların yeryüzünde bozgunculuk yapabileceğini ima etmişlerdir. Ellah, burada dijital birer makine ile mi istişare etmiştir.
- Eğer melekler dijital makine ise, sağımda ve solumda durmalarına gerek yok bence. Sağımda ve solumda durmuyorlarsa namaz bitiminde onlara selam vermemize de gerek olmayabilir.
- Melekler dijital iseler, şeytan da dijital olabilir mi. "Bütün melekler secde etti, bir tek şeytan secde etmedi" ayetinde şeytanın melek olduğu anlamı da çıkmaktadır. "Ben ateşten yaratıldım" dediği için melek olmadığını savunanlar da vardır
- Münkirler der ki; "Hz.Muhammed'in kendisi de şeytanın melek mi cin mi olduğunu bilmemektedir çünkü melek, cin, şeytan, peri gibi kavramların hepsi mitolojik uydurmalardır"
- Eğer şeytan, bir melek ise hangi yolla üremiş ve çoğalmıştır. Şeytan, dijital bir makine değilse şeytanın çocukları da niye şeytan oluyor ve görevlerini hakkıyla yerine getirmeye çalışıyorlar.
- Şeytan, dijital bir makine ise Ellah'a isyan etmeyi, hatta Ellah'ın fikrini değiştirerek yeryüzünü imtihan dünyası haline getirmeyi nasıl başardı
- Belki de esas soru şu, "Her şeye gücü yeten Allah'ın meleklere gerçekten ihtiyacı var mıydı"
Nuh Tufanı, tarihte değişik versiyonlarla birçok efsanede yer almaktadır. Ancak tufanın tüm dünyada mı, belli bir bölgede mi olduğu konusunda tereddütler vardır. Biz başta Kuran ve daha sonra Tevrat önderliğinde hikayeye bakalım. Nuh hikayesi iki kitapta birbirine paraleldir. Örneğin her iki kitaba göre de Nuh peygamber, kavminin içinde 950 yıl yaşamıştır. (Tekvin,9/29) ve Kuran 29/14 Ellah'ın amacının bütün canlıları yok etmek olduğunu aşağıdaki ayetlerden anlıyoruz. En azından bize verilen algı bu: İNSANLAR : Tevrat'ta "Tanrı Nuh'a insanlığa son vereceğim dedi" (Tekvin,6/13) Kuran'da ise "Nuh dua etti, Allahım yeryüzünde kafirlerden hiç kimseyi bırakma" (Nuh,71/26) HAYVANLAR : "Her cins canlıdan birer çift al" (Kuran:11/40) "Sağ kalabilmeleri için her canlıdan birer çift al" (Tevrat-Tekvin:6/19) Hem Kuran hem Tevrat'ta, iman eden küçük bir kesim dışında insanlığın tamamının, ve birer çift hayvan dışında hayvanların...
Comments
Post a Comment