- Ashab-ı Kiram denince aklımıza ilk olarak Bilal gelir, Zeyd gelir, belki Ammar gelir, Hatice gelir ve mübarek insanlar olduklarını düşünürüz. Bu saydığım insanlarıın samimiyetleri takdire şayandır. Ancak peygamberi her gören ve onu dinleyen insanların hepsi için bunu söyleyebilir miyiz?
- Allah Resulü'nün veda haccında bulunan sahabi sayısının 120 bin civarında olduğu söylenir. Yani Peygamberin ölümünden sadece 2 ay önceki sahabi sayısı en az 120 bindir. Ama peygamber öldükten sonra Mekke ve Medine dışındaki hemen her yer İslamiyet'i terk ettiklerini açıklamışlar.
- Hz.Muhammed'in suratına bakıp "Evet sen peygambersin Ya Resulallah" diyen en az 100 bin kişi Secah'ın, Tüleyha'nın, Müseylime'nin suratına bakıp "Evet sen peygambersin Ya Resulallah" demişler. 100 bin kişi......
- Ancak Halid bin Velid kumandasındaki ordu, kimi zaman büyük kayıplar da vererek isyan eden grupları dize getirmeyi başarmış. Müseylime'ye "Resulallah" diyenler, yeniden sahabe mertebesine yükselmiş. Dahası, Tüleyha b. Huveylid adındaki sahte peygamber tövbe etmiş ve yeniden İslamiyet için savaşmaya başlamış ve sahabi olmuştur. Evet... ex-peygamber, sahabiye dönüşmüştür. Hiç mi utanmamıştır, tarihin yazdığına göre utanmıştır ama bence yeterince değil çünkü "Bu Muhammed peygamberim diye milleti yiyorsa ben de yiyebilirim" diye bir hareket başlatacaksın, ordu kuracaksın, savaşı kaybedip başarısız olacaksın ve mahçup mahçup Muhammed peygamberin ordusuna katılacaksın; ne kadar utansan azdır
- Peygamberin yaşadığı yörenin insanları dinde kalırken, yaşamadığı yörenin insanları kitleler halinde dinden çıkmışlar. Demek ki o bölgenin yöneticileri "Müslüman oluyoruz" deyince müslüman olan, "Müslümanlığı bırakıyoruz" deyince müslümanlığı bırakan, neye inandığını bilmeyen insanların sayısı oldukça fazla. Bu insanlar Ashab-ı Kiram'ı mı oluşturuyor?
- Dinden çıkan 100 küsür bin kişi sahabiden sayılmıyor diyelim. Geriye sadece 20 bin kişilik Mekke ve Medineliler ve diğer küçük gruplar kalsın. Burada ilginç bir durum var. Peygambere 20 yıl boyunca yapmadığını bırakmayan, ona iman etmemek için son ana kadar direnen Mekke; Ebu Süfyan, Safvan, Umeyr, İkrime ve diğerleri, nasıl oldu da bu fırsatı değerlendirmediler?
- Dinden çıkanlara Riddeciler denir. Ebu Süfyan'ın Riddeciler'e karşı elinden geldiğince savaştığı söylenir. Daha da ilginci; Hz.Muhammed, Mekke'yi fethettiğinde suçların çoğunu affetmiş ama Ebu Cehil'in oğlu İkrime'yi affetmemişti. Yakalandığı yerde öldürülme emri çıkarılmıştı. Yaklaşık 3-4 yıl sonra aynı İkrime, Yemame'de Riddeciler'e karşı savaşmış ve orada öldürülmüştür. Hz.Muhammed uğruna ölmüştür.
- Mekke fethedildikten birkaç ay sonra Mekkeliler'in desteğiyle Huneyn savaşı yapıldı ve hatırı sayılır ganimet elde edildi. O döneme kadar ganimetin sadece beşte biri peygambere aitti Bkz: Enfal-41 Geri kalanı şse ganimeti toplayanlara bırakılırdı Bkz:Enfal-69 Ancak peygamber, ganimetin tamamına yakınını Ebu Süfyan'a İkrime'ye Safvan'a ve Mekke eşrafına dağıttı. Medineliler'in payına da sabır, cennet ve Allah Resülü düştü
- Mekke'ye tanınan maddi ayrıcalık sadece bu değildi. Cahiliye döneminde Mekke'de her sene hacc ibadeti vardı ve ticaret amaçlı panayırlar kurulurdu. Verimsiz topraklara sahip Mekke için hacc çok büyük bir gelir kaynağıdır. Putlara tapmak için gelen, Kabe'yi tavaf eden, Hacer-ül Esved'i öpen, Müzdelife'ye Mina'ya giden, Arafat'a çıkan, hatta şeytan taşlayan hacılar, Mekke'nin fethiyle birlikte aynı yere gelip aynı işlemleri yaparak bu sefer tek tanrı olan Allah'a ibadet edecektiler, yani Mekke gelirlerinde bir azalma olmayacaktı. Hacc ibadeti, günümüzde dahi Mekke'nin gelir kapısıdır.
- Acaba Riddeciler, yeni peygamberler çıkarmak yerine Lat, Menat ve Uzza için ayaklansalardı, "Kabe'deki putlarımızı geri isteriz" deselerdi, Ebu Süfyan ve Mekkeliler hangi tarafı tercih ederlerdi?
- Halid bin Velid ve Amr ibnül As'a ayrı parantez açmak lazım. Halid'in babası Mekke'de yaşadığı dönemin en güçlü ismiydi. Amr'ın babası ile arkadaştılar. İkisi beraberce, Hudeybiye antlaşmasından kısa bir süre sonra müslüman olmaya gelmişlerdir. Müslüman oluş hikayeleri ise bir melek vasıtasıyla ya da bir ayetteki mucize ile değildir. Müslümanların daha güçlü olduğunu, rüzgarın ters taraftan estiğini anladıklarını belirtirler
- Halid bin Velid'in babasına söven ayetler, Ebu Cehil'e söven ayetlerden fazladır. "Düşündü, ölçtü biçti, kahrolası ne kötü ölçüp biçti" başlıklı meşhur ayetler (Bkz:74/18-28), Kalem Suresi'ndeki ağır hakaretler (Bkz:68/10-14) de Halid'in babasınadır. Kitabın en meşhur surelerinden Kevser Suresi'ndeki "Ebter" yani "soyu kesik" hakareti de Amr ibnül As'ın babasınadır. Yani Amr, soyu kesik hakareti yiyen adamın soyundan gelmektedir.
- Riddeciler'e karşı en büyük kahramanlığı veren kişi, hatta Ridde savaşlarının belki de tek büyük kahramanı ise yine aynı Halid'dir. Daha sonraki dönemde Suriye toprakları fethedilirken yine Halid'i görüyoruz. Amr ise Kuzey Afrika'yı fetheden adamdır. İkisinin de çok büyük savaşçı olduğu şüphe götürmez ancak ne hikmetse Hudeybiye antlaşması ile savaşmama kararı alınır alınmaz, o manevi nuru bir anda hissetmeye başladılar ve Medine'nin yolunu tuttular. Mekke, savaşmamanın huzuru(!) içerisindeyken, Halid Medine'ye varır varmaz birkaç hafta içinde Mute'ye savaşmaya gönderildi ve ordu komutanı olarak döndü. İslam'ı ayakta tutan Halid, bunca yaptıklarından sonra Hz.Ömer tarafından komutanlıktan azledildi ve Ömer ölmeden önce öldü.
- Halid çok yaşamadı ama bir diğer kahraman Amr, Ömer'den fazla yaşadı. Namazlarda sık okunan bir surede babasının soyuna hakaret edilen Amr, peygamberin soyunun temsilcisi olarak görülen Hz.Ali'nin halifeliğini engellemek için her türlü hileye başvurmuş ve sonunda muradına ermiştir. Muaviye'nin en has adamı olarak Muaviye'nin halife olmasında büyük rol oynamıştır.
- Muğire bin Şube'nin, Nuaym bin Mesud'un, Ebu Cendel'lerin, Ebu Basir ve örgütünün "Harb hiledir" mantığıyla yaptıkları ise ancak bambaşka bir başlık olabilir.
- Ashab-ı Kiram'dan kastımız Medineliler ise, Medineliler'in gözleri önünde hiçbir savaş verilmeksizin, Hz.Osman'ın evinin etrafı sarılmış ve katledilmiştir. Katledenler arasında Ebubekir'in oğlunun dahi bulunması enteresandır. Hz.Osman katledilirken Hayber kahramanı Hz.Ali eline zülfikarını almış fitnecilerin tepesine çöküyordu mu dersiniz, hayır... Fitneciler Osman'ı öldürür öldürmez Ali'nin kapısında soluklandılar ve "Yeni halifemiz sensin" diyerek ona biat ettiler. Medine'yi terk etmeyenlerin tamamı çok kısa zamanda Hz.Ali'ye biat etti.
- Ashab-ı Kiram'dan kasıt, ilk müslümanlar ve cennetle müjdelendiği iddia edilen on sahabi olabilir mi? Peygamber öldüğünde Ebubekir ve Ömer, onu gömmek yerine kendilerini halife seçtirme işiyle uğraşıyorlardı. Hz.Ali, peygamberi gömer, geldiğinde Ebubekir ondan biat isteyince etmez ve 6 ay bu durum böyle gider. Kendisinden habersiz halife seçimi yapılmasına çok bozulmuştur. Yine de Ebubekir ve Ömer'in eleştirileri daha az hakettiklerini söylemek mümkün.
- Osman, Ali, Talha, Zübeyr olabilir mi? Hz.Osman öldürülürken Hz.Ali'nin ne yaptığını az önce söyledim zaten ama diğer taraftan da Talha ve Zübeyr de kendilerine bir ordu kurmuşlar ve Ali'ye savaş kararı almışlardı. Talha ve Zübeyr'i Ali'nin ordusundan birileri öldürür. Hz.Ali'yi ise "tek hakikat Kuran'dır, gerisi laftır" diyen Hariciler adlı sahabi grubu öldürür.
- Muaviye döneminin katliamları dillere destandır. Oğlu Yezid'in Kerbela'sı ise daha meşhurdur. Haccac'ın 40 bin sahabiyi öldürdüğü söylenir. Öldürdükleri arasında Zübeyr'in oğlu Abdullah da bulunmaktaydı.
- Ashab-ı Kiram'dan kasıt peygamberin ev halkından kadınlar desek, peygamberin defalarca boşamayı düşündüğü, İfk, Tahrim ve İla meseleleriyle gündeme gelen kadınlardır desek de Hz.Ayşe'nin "Evlerinizde oturun" ayetini dinlemeyip devesine binip Ali'yi öldürmek üzere orduyu azmettirdiğini de biliyoruz. Evet, Hz.Ayşe Hz.Ali'nin üzerine ordu saldı.
- Tüm bu felaketlerden peygamberin uzun-dönem başdüşmanı Ebu Süfyan'ın oğlu Muaviye zaferle ayrılınca, yanına şeyhülislam olarak Ebu Hureyre'yi aldı. Ortalık bir anda hadis deryasına dönüşüverdi. Mekke'nin fethinde babası gibi teslim olarak müslüman olan Muaviye, bir anda sahabi seviyesine yükseliverdi. Muaviye'yi kutsayıcı hadislerin kaynağı şeyhülislamı Ebu Hureyre'dir. Ve yine Ebu Hureyre'nin ağzından çıktığı iddia edilen şu hadis de manidardır "Ashabım yıldızlar gibidir, hangisine takılırsanız doğru yolu bulursunuz" . Henüz karar veremedim çünkü hangisine takılırsam ötekisinin düşmanı oluyorum
Nuh Tufanı, tarihte değişik versiyonlarla birçok efsanede yer almaktadır. Ancak tufanın tüm dünyada mı, belli bir bölgede mi olduğu konusunda tereddütler vardır. Biz başta Kuran ve daha sonra Tevrat önderliğinde hikayeye bakalım. Nuh hikayesi iki kitapta birbirine paraleldir. Örneğin her iki kitaba göre de Nuh peygamber, kavminin içinde 950 yıl yaşamıştır. (Tekvin,9/29) ve Kuran 29/14 Ellah'ın amacının bütün canlıları yok etmek olduğunu aşağıdaki ayetlerden anlıyoruz. En azından bize verilen algı bu: İNSANLAR : Tevrat'ta "Tanrı Nuh'a insanlığa son vereceğim dedi" (Tekvin,6/13) Kuran'da ise "Nuh dua etti, Allahım yeryüzünde kafirlerden hiç kimseyi bırakma" (Nuh,71/26) HAYVANLAR : "Her cins canlıdan birer çift al" (Kuran:11/40) "Sağ kalabilmeleri için her canlıdan birer çift al" (Tevrat-Tekvin:6/19) Hem Kuran hem Tevrat'ta, iman eden küçük bir kesim dışında insanlığın tamamının, ve birer çift hayvan dışında hayvanların...
Comments
Post a Comment