Skip to main content

İNSANIN ALAKTAN YARATILMASI

"Halakal insane min alak" ayeti "Rabbin insanı alaktan yarattı" anlamına gelir. Bu anlamda tüm alimler ittifak etmişlerdir. Alak kelimesi de bin yılı aşkın süre müslüman alimlerince "kan pıhtısı" olarak algılandı. Günümüzde hala "kan pıhtısı" şeklinde tercümeleri mevcuttur.

Diyanet İşleri Meali (Eski)
O, insanı PIHTILAŞMIŞ KANDAN yarattı.


 Ama zamanla anlam değişmiştir. Yumurtaya dönmüştür

Diyanet Vakfı Meali
O, insanı bir AŞILANMIŞ YUMURTADAN yarattı.

 Embriyo diyen de vardır


Edip Yüksel Meali
O, insanı bir embriyodan yarattı.


Allah'ın bilgi problemi olduğunu düşünemem haşa diyorsanız, onun kötü bir öğretmen olduğunu düşünebilirsiniz, ona da haşa böyle düşünmek haddim değil  diyorsanız bin küsür yıldır tüm müslümanların inanılmaz kötü öğrenciler olduklarını ya da Allah'ın aşırı şifreli konuştuğunu düşünebilirsiniz çünkü Allah'ın insanı neyden yarattığını bu ayete bakarak doğru anlayan tek bir kişi çıkmamıştır. Ne zamanki Mendel yasaları ve diğer bilim adamlarının çalışmaları ispatlandı ve tüm dünyada kabul edildi, işte o zaman müslümanlar kan pıhtısından yaratılmadıklarını anladılar. Allah'ın alak derken ne kastettiğini düşünmeye başladılar.  Peki aslında alak neydi? Ya da daha önemlisi bu ayet insanlığa alaktan yaratıldığını öğretme amacı taşıyor muydu?

ALLAH ŞİFRELİ KONUŞMUŞ OLABİLİR Mİ

Ayet geldiğinde dünyada tek bir müslüman bile yoktu. Hz.Ali, Ebubekir, Cafer, Erkam ve diğerleri henüz iman etmemişlerdi. İlk olarak bu ayeti dinlediler, kendilerine "iman et" dendi ve onlar iman ettiler. Anlamını 1300 yıl boyunca çözemeyeceğiniz, şifreli bir cümle için dininizi değiştirir miydiniz? Ayeti dinlemişler, beğenmişler ve herhangi bir şifre görmemiş olacaklar ki, ayetten memnun kalıp dinlerini, imanlarını değiştirmişler.

 AYETİN AMACI ÖĞRETMEK MİYDİ

Yeryüzüne ilk gelen ayetin bililmsel bir önerme olması mümkündür. Eğer bu bir önerme ise, peygamberin ayı ikiye yarmasına gerek yoktur. Musa'ya verilen asa gibi bir mucizedir bu. Ancak bu bilimsel önerme üzerine müşriklerle herhangi tartışma olmuş mudur?. Yani Ali, Ebubekir, Osman bu bilginin doğruluğuna (ya da mantıklılığına) hayran kalıp iman ederken Ebu Leheb, Ebu Talib veya Ebu Cehil "Hayır insan alaktan yaratılmış olamaz" diye karşı çıkmış mıydı? Böyle bir tartışmaya dair bir rivayete rastlamıyoruz

ALAK TARTIŞMASI OLDU MU

Eğer olduysa "alak" kelimesinden ne kastedildiğinin açıkça konuşulmuş olması gerekir, yani kastedilenin "kan pıhtısı" değil de "aşılanmış yumurta" olduğunu Ali'nin, Ebubekir'in, Osman'ın ve ilk müslümanların biliyor olması gerekir. Bu üç ismin yaptıkları halifelikler bir yana, Hz.Ali'nin 20 seneden fazla süre zarfında İslam devletinin şeyhülislamlık görevini yaptığını hatırlatalım. Hz.Ali, kendisinin iman etmesine sebep olan ayeti tek bir insana dahi öğretmemiş olur. Baş öğretmen olarak öğrencilerine, akrabalarına ve ileriki dönemde Kufe halkına kendisinin imanına sebep olan bu çok önemli bilgiyi açıklamamış olması mantıklı değildir.

EBU CEHİL'E GÖRE İNSAN NEDEN YARATILDI

Aslını bilemeyiz ama görünüşe göre ne Hz.Ali ne de Ebu Cehil "insan alaktan yaratıldı" sözü üzerinde pek bir şaşkınlık yaşamamış gibiler. Bir tartışma, bir aydınlanma ya da bir reddiye olmamış gibi. Acaba Hz.Ali ve Ebu Cehil, insanın alaktan yaratıldığını zaten biliyor olabilirler miydi? Hatta Hz.Muhammed'in bizzat kendisi insanın alaktan yaratıldığını biliyor muydu?

ALAK, KAN PIHTISI MI

Eğer alak, ilk anlamında olduğu gibi kan pıhtısı ise, bir tartışma yaşamamaları doğal olmalıdır. Çünkü kadınlar hamile kalmadıkları zaman adet kanları akar, hamile kalırlarsa adet kanları akmaz. Bu noktada fikirleri tüm dünyada kabul gören gözlemsel bilimin babası Aristo, kadının ADET KANININ erkeğin tohumuyla birleşirse akmayıp PIHTILAŞTIĞINI ve bebek embriyosunun bu şekilde oluştuğunu söylemiştir. Aşağıdaki resim düşük yapılmış bir bebektir


ORGANLAR NASIL YARATILDI

Aristo'ya göre kanın organ yaratabilme özelliği vardır

KAN BAĞI

Bugün bile sıklıkla kullandığımız "kan bağı" kelimesi, Dahi Aristo'nun yanılgılarından biridir. Anne A grubu, baba B grubu kana sahip iken çocuğun 0 grubu doğabileceğini bugün biliyoruz. Görüldüğü gibi ortada bir kan bağı yoktur, gen bağı vardır. Ama dilimiz o kadar alışmış ki, bunu değiştirmemiz imkansız. Tıpkı Dahi Aristo'nun bir diğer yanılgısı "Düşünme organı beyin değil kalptir" önermesi gibi. "İyi kalpli, kalbim kırık" gibi kavramları değştirmek neredeyse imkansız. Sahi... Aristo'nun  beyin-kalp önermesiyle ilgili Kuran-Muhammed-Allah ne düşünüyor dersiniz?


Comments

Popular posts from this blog

Nuh Tufanı Bölgesel Mi Evrensel Mi

Nuh Tufanı, tarihte değişik versiyonlarla birçok efsanede yer almaktadır. Ancak tufanın tüm dünyada mı, belli bir bölgede mi olduğu konusunda tereddütler vardır. Biz başta Kuran ve daha sonra Tevrat önderliğinde hikayeye bakalım. Nuh hikayesi iki kitapta birbirine paraleldir. Örneğin her iki kitaba göre de Nuh peygamber, kavminin içinde 950 yıl yaşamıştır. (Tekvin,9/29) ve Kuran 29/14   Ellah'ın amacının bütün canlıları yok etmek olduğunu aşağıdaki ayetlerden anlıyoruz. En azından bize verilen algı bu: İNSANLAR : Tevrat'ta "Tanrı Nuh'a insanlığa son vereceğim dedi" (Tekvin,6/13) Kuran'da ise "Nuh dua etti, Allahım yeryüzünde kafirlerden hiç kimseyi bırakma" (Nuh,71/26) HAYVANLAR : "Her cins canlıdan birer çift al" (Kuran:11/40) "Sağ kalabilmeleri için her canlıdan birer çift al" (Tevrat-Tekvin:6/19) Hem Kuran hem Tevrat'ta, iman eden küçük bir kesim dışında insanlığın tamamının, ve birer çift hayvan dışında hayvanların...

Kuran Bir İlkçağ Kitabıdır

KURAN BİR İLKÇAĞ KİTABIDIR 600 sayfalık bir kitapta en fazla kaç hata olabilir ki? İlk çağ bilgileriyle yazılmışsa ve kainatı anlatmaya kalkıyorsa epey olabilir. Bakalım. (Kolay anlaşılması için ayetlerin çevirileri değil açıklamaları kullanılmıştır, hiçbir anlam kayması yapılmamıştır) 1.       Güneşin bir doğma noktası vardır. Doğuda bir noktadır (18/90)   2.       Doğudaki o noktadan gün boyu batıya doğru akarak (cereyan ederek) gider (36/38)   3.       Akşamleyin batıda çamurlu bir suda batar (18/86) Adamlar güneşin doğudan batıya nasıl geçtiğini görüyorlar, batıdan doğuya nasıl geçtiğini bilmiyorlar. Ama uydurmuşlar. Buhari güneşin batınca rabbini secde etmeye gittiğine dair hadis paylaşır. Sabahleyin rabbinden izin alarak tekrar doğuya geçmektedir.   4.       Akşamları dünyanın güneşe sırtını döndüğünü bilmedikleri için İbrahim güneşin batışıyla d...

İmran Kimdir

Kuran'da Ali İmran Suresi bulunmaktadır. Bu surede Hz.Meryem'in babasının soyu Hz.İsa'ya kadar anlatılmaktadır. Ancak dinler tarihinin iddiasına göre, bu ayetlerde öyle büyük bir hata vardır ki, bu skandal hatayı Allah değil, sadece bir insan yapmış olabilir. Bu konuda Hz.Ayşe'den günümüz yorumcularına kadar 1400 yıldır çeşitli yorumlar yapılmıştır. Araştırmaya konu ayetler toplam Kuran'da geçen İmran'ın kimliği ile ilgili hangi görüşü seçelim? Kuran'daki İmran, Meryem'in babasıdır. Musa'nın babası başka bir İmran'dır Kuran'daki İmran, Musa'nın babasıdır Öncesinde konuyu bildiğim kaynaklardan araştırmak istiyorum İki Meryem Hipotezi : Harunlar Kuran'daki tüm Harunlar Harun peygamberdir İmran Kuran'daki İmran, Hz.Musa'nın babasıdır Soylar, hikayeler, kızkardeşi, kızı, kadını Kuran'da seçilmiş soylar doğrudur, "Harun'un kızkardeşi" demek "Harun'un kızkardeşi" demektir, "İmran'ıın kızı...